28 Şubat’ı yazmak hiç içimden gelmiyor ama…

Hemen yazıya başlamadan önce, neden böyle bir başlık attığımı izah etmem gerekiyor. Aslında özgürlüklere yürekten inanan birisi olarak, tarihimizin o karanlık günlerini her yıl yeniden yazmanın benim açımdan bir vecibe olduğuna inanıyorum.

Ancak ne yalan söyleyeyim, AK Parti iktidarının son yıllardaki özgürlük ve insan hakları karşıtı uygulamalarını gördükçe 28 Şubat’la ilgili tek cümle bile yazmak gelmiyor içimden. Zira 28 Şubat’ın en acımasız günlerinde adeta kurşun gibi yazılar yazan birisi olarak kendimi ihanete uğramış hissediyorum. Ama yine dayanamadım ve iki gün sonra da olsa, neden şimdi böylesine 28 Şubat’ı andıran günlere geri döndüğümüzü izah etme ihtiyacı hissettim.

Hiç lafı dolandırmadan amasız, fakatsız söyleyelim ‘28 Şubat’ Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en utanılası ve ayrımcı politikaların uygulandığı postmodern bir darbenin adıdır.

Kuşkusuz 28 Şubat’ın pek çok günahı var ama en acımasızı ve insan hakları açısından en kirli uygulaması, Türk çocuklarının eğitim haklarının ellerinden alınmasıdır… O karanlık dönem Türkiye’nin alnına kara bir leke olarak yazılmış ve tarihteki yerini almıştır. Dolayısıyla geçmişe dönüp yaşananları tekrar tekrar anlatmaya gerek yok.

Ama bir gerçeğin altını çizmekte yarar var, 28 Şubat’ın en şedit günlerinde cuntacıların gücünü arkalarına alarak baskıları ve hak gaspına destek verenlerin, güç ellerinden gidince bugün hak-hukuk savunucusu edasıyla ortalarda dolaşmalarını da bir yere not etmek gerekiyor. Dolayısıyla özünde demokrasiyle kavgalı olan Ortodoks solcuları ciddiye alarak söz israfına gerek olmadığı kanaatindeyim, nokta.

Bugün itibariyle esas konuşmamız gereken, 28 Şubat’ta cuntacılara karşı mücadele veren AK Parti cenahının ve dindar-muhafazakar çevrelerin son dönemde giderek 28 Şubat zihniyetiyle aynı çizgiye gelmiş olmalarıdır.

Bu konuda en somut örnek, 28 Şubat’ta başörtüsü yüzünden tıp fakültesinde okutulmayan, bu yüzden Viyana’da okumak zorunda kalan ve şu anda AK Parti Grup Başkan Vekili olan Leyla Şahin Usta’dır…

Leyla Şahin’in 28 Şubat’ta okuma özgürlüğü elinden alındığında son derece sert yazılar yazmıştım ama onun milletvekili seçilip İnsan Hakları İnceleme Komisyonu sözcüsü olduğunda ilk icraatı, insan haklarını ve özgürlükleri küçümseyen konuşma yapmak oldu. “Türkiye’de insan hakları ihlali var” diyenlere karşı, aslanlar gibi devletin yasakçı zihniyetini savunan Leyla Şahin Usta’nın bugün geldiği nokta şöyle: "İnsan hakları ihlali deyince akla somut söylenebilecek bir iki tane olay bile gündeme getiremiyorlar. Bu algı ve yanlış söylemlerle birlikte aleyhimize kullanabilecek bir alan olarak görülebiliyor. Aslında bunların hiçbiri doğru değil. Türkiye insan hakları noktasında pek çok Avrupa ülkesinin ve ABD'nin kendisini özgürlük ve insan hakları noktasında ileri olarak niteleyen pek çok ülkenin standartlarının üzerindedir şu an. Türkiye'de insan hakları ihlali olduğunu söylemek artık abesle iştigaldir”

Şimdi geriye dönüp baktığımda acaba o gün yanlış mı yaptım diye düşünüyorum. Ama hakları, özgürlükleri savunmak asla kişisel olamaz, çünkü bu demokratik bir erdemdir. Dolayısıyla bugün aynı hak gaspına maruz kalsa, yine aynı şekilde özgürlüklerin tarafında olurdum.

Evet Leyla Şahin Usta’ya göre, bugün “Türkiye’de hak ihlali var” demek “abesle iştigal”miş… Talihsizliğe bakın ki 20 yıl önce üniversite kapılarında başörtülüler için ‘ikna odaları’ kuran, çaycıyı-çorbacıyı fişleyen zorba zihniyet de aynen bu yasakçı devlet dilini kullanıyordu. Ama biliyoruz ki AK Parti de artık 28 Şubat’ın tekne kazıntılarıyla ortaklıklar kuruyor, hatta onları milletvekili bile yapıyor…

Dahası iktidarı eleştirenler jet hızıyla gözaltına alınıyor, tutuklanıyor. Milletin oylarıyla milletvekili seçilen Can Atalay, Anayasa Mahkemesi’nin iki kez “hak ihlali” olduğu yönünde karar vermesine rağmen hala cezaevinde tutuluyor. Anayasamızda değişiklik yaparak iç hukukumuzun bir parçası haline getirdiğimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkesi’nin Osman Kavala ile ilgili “derhal serbest bırakın” kararını uygulamıyoruz. Bu ve benzeri pek çok hak ve özgürlük ihlali yaşanıyor ama Leyla Şahin Usta “Türkiye’de hak ihlali var” demeyi abesle iştigal olarak görüyor…

28 Şubat’ın yıldönümünde tankların geçtiği Sincan’da konuşan DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın şu sözleri son derece manidar: “Bugün kimin nerede durduğunu biliyoruz. Dünün 28 Şubatçılarıyla kol kola giren, ittifak kuran, yanı başından eksik etmeyenleri maalesef izliyoruz. 90'ların karanlık iklimine sebep olanların bugünün Cumhurbaşkanı tarafından yüceltildiğini görüyoruz.”

Maalesef dünya değişiyor, Türkiye değişiyor ama yasakçı zihniyetimiz asla değişmiyor…

YORUMLAR (73)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
73 Yorum
  • Empati / 02 Mart 2024 01:39

    Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk.

    Yanıtla (0) (0)
  • Celal Kuru / 01 Mart 2024 23:03

    Güzel bir yazı. Ancak örnekler tek taraflı olmuş, onuda bir eksiklik olarak görüyorum.

    Yanıtla (0) (0)
  • karar okuru / 01 Mart 2024 22:56

    Türkiye'nin sorunu rantçı, baskıcı ve şekilci zihniyettir. Nasıl örterse örtsün, nasıl açarsa açsın, kafa bu olduktan sonra fark etmez.

    Yanıtla (2) (0)
  • Karar okuru / 01 Mart 2024 19:53

    28 şubat da yazdığınız yazıları bu gün yazarsanız hain ilan edilirsiniz sn yazar. Bizimkiler 28 şubatçılarla kol kola girdiler. 28 şubat bin yıl sürecek demişti bir paşa, doğru söylemiştir. Allah mağdur insanların yardımcısı olsun. Allah Bes gerisi heves...

    Yanıtla (0) (0)
  • alp doğan / 01 Mart 2024 19:32

    Kürt sorunumu Türk sorunumu. Tunceli de 28 Diyarbakır da 18 olmak üzere 148 öğretmeni Türk ajanı diye öldürdünüz. Bunların içinde 8 aylık hamile olan var. Bayrak direğine asılan var. Türkiyenin Türkleri çoğunlukta olduğu herhangi bir ilde pkk ajanı diye öldürülen bir tek öğretmen var mı. 1. İnönü savaşından sonra koçkiri isyanını kim çıkardı. Bir şey ezberletmişler size fıratın doğusu kürtlerin batısı ortak ya tersi olursa diye hiç düşündünüz mü.

    Yanıtla (0) (0)
  • Karar okuru / 01 Mart 2024 19:26

    Ülkenin parti devletine dönüşümüne yol verdiniz! 28 şubata rahmet okutuyorsunuz. Ne 28 şubatı?

    Yanıtla (2) (0)
  • MURAT / 01 Mart 2024 14:34

    Sayın yazar, kendi değişiminizi ve taraf değiştirmenizi neye bağlayacağız? Mensup olduğunuz grubun darbeci zihniyetle aynı kulvarda birleştiği, seçimlerde altı benzemez grubun ve hatta terör uzantısı partiyi bile dahil ettikleri ittifaka desteğini neyle açıklıyorsunuz?Çuvaldızı bir kendinize batırsanıza..Dün dündür bugün bugündür asıl sizin zihniyetiniz...

    Yanıtla (6) (14)
  • Okur / 01 Mart 2024 18:45

    Terör uzantısı ne yaa ezberleyip ezberleyip analiz kasiyorsunuz. 30 milyon insan meselesi nasıl terör uzantısı oluyor bir aydınlatsanız. Tv den çok zehirlenmeseniz hocam?

    Yanıtla (4) (1)
  • Tarkan Murat / 01 Mart 2024 10:51

    Ne garip! 28 Şubat'ta kurşun gibi yazılar yazabiliyordunuz, şimdi yazabilir misiniz aynı tonda kurşun gibi yazıları? Kolay değil, Silivri soğuk tabi. Yazıklar olsun, bizi düşürdükleri şu hale bak! 28 Şubat'ta bile basın daha özgürdü, asker bile zulümde bu kadar ileri gitmemişti. En azından inançlı insanlar daha fazla inançlarına sarılıyorlardı, şimdi ise yaşattıkları hayal kırıklıkları nedeniyle bunlar yüzünden insanlar inançlarını sorgulamaya, kaybetmeye başladılar. Ahiretleri çok çetin olacak!

    Yanıtla (15) (3)
  • Hasırcı / 01 Mart 2024 15:59

    Ahiretmiş, basın daha özgürmüş. Sen bunları külahıma veya 15 yaş altındakilere anlat !

    Yanıtla (3) (6)
  • Okur / 01 Mart 2024 18:29

    Hasırcı, 50 yaşını aşkın biri olarak diyorum ki Tarkan Murat doğru söylüyor.

    Yanıtla (4) (2)
  • Okur / 01 Mart 2024 18:27

    İslamcı ve Kemalist insanlar bana çok tuhaf geliyorlar. İki kamp da kürt kardeşlerini kazıkladıkları sürece ülkede hukukun ve zenginliğin gelemiyeceğini görmüyorlar mı? Basiretleri mi bağlandı 1 asırdır? çok hayret verici bir durum.

    Yanıtla (1) (3)
  • Takipci / 01 Mart 2024 09:48

    Eski Turkiyede 28 Subat Zulmu varmis, Yeni Turkiyede KHK Zulmu var. O gunleri net olarak hatirlayan bir vatandasim, 28 Subat KHK Zulmunun yaninda yeni dogmus Bebek gibi kalir...

    Yanıtla (12) (3)
  • Okur: / 01 Mart 2024 18:18

    Kürtlere atanan kayyımlar aklına bile gelmiyor di mi sadece bir khk zülmü var sanki. Ne zaman ikisini aynı cümlede kurabilirsen o zaman senin derdinle millet dertlenir.
    Editörün notu: Eğer dikkatli bir okursan, bir gün önce yazarın Kürtlerle ilgili yazısını görürsün.

    Yanıtla (1) (2)
  • yıldız / 01 Mart 2024 17:44

    Demokrat olmak demek, insanoğlunun beşeri kazanımlarının üzerine dini anlayışları ve adetleri koymak değildir. Reşit insanların nasıl giyineceğine devlet karar vermemelidir. Ancak çoluk çocuk sübyanların 4-6 yaştan başlayıp başını türban ile örterek kuran kursuna ve okula götürmek yanlıştır. Kız sübyanların okullarda böyle eğitim almalarına imkan vermek, yetişkinlerin baskısına çocukları maruz bırakmak demektir ve insan haklarına aykırıdır. Unutmayın, iranda böyle başladı Afgnistanda

    Yanıtla (0) (0)
  • Lokman İhtiyar / 01 Mart 2024 02:53

    Türkiye’de milletin kılık kıyafetine karışan,toplum mühendisliği yapılan karanlık dönemde,Almanya’da hastanede yatarken,türbanlı Türk doktorla karşılaşmıştım.Kendisine;ne kadar güzel,demokrasinin nimetlerinden yararlanıyorsunuz demiştim.Bayan doktor;anlamadım der gibi bana bakarken,kendilerine;Gayrimüslim bir ülkede başınız bağlı hastanede görev yapıyorsunuz.İronik olan;Müslüman bir ülke olan Türkiye’de başınız bağlı,hastanede görev yapamazsınız demiştim.Üzülerek;haklısınız diye cevap vermişti.

    Yanıtla (0) (5)
  • çç / 01 Mart 2024 08:18

    şimdi toplum mühendisliği yapılmıyormu. afganistana çevirmesinler ülkeyi meselesi. hepsi bu. o gün geldiğinde ağlayan yüzlerinizi görecek kadar ömrüm olsun istiyorum.

    Yanıtla (3) (0)
  • yıldız / 01 Mart 2024 17:34

    lokman ihtiyar, o almanya dediğiniz yerde toplum toptan dini ve meshebine bakılmaksızın din vergisi ödemiyor, Türkiye'de olduğu gibi. Ayıplayacaksan, önce kendi ülkende ki bu haksızlığı ayıpla. Almanya meslek liseleri diye, papaz okulları ile dolu değil, her mahallede bir papaz okulu yok, ayrıca meslek liseleri mezunları üniversiteye de gidemezler. Gördünüz mü ?Demokrasiyi ?

    Yanıtla (0) (0)
  • Efedamat / 01 Mart 2024 16:23

    Leyla şahin usta bu isim muktedir olunduğunda bir zamanlar kendisine reva görülen muamelenin katmerlisini muhaliflere acımasız hukuksuz adaletsiz vicdansız bir şekilde reva gören bir zihniyet olarak hafızamıza kazıdık. Ona destek olarak ettiğimiz dua döktüğümüz gözyaşı yediğimiz cop ların hesabını ahirette göreceğiz.vallahi billahi cennetin kokusunu bile alamayacak.çünkü kul hakkı helal edilmeyecek.

    Yanıtla (6) (2)
  • leyla coşkun / 01 Mart 2024 09:52

    Mehmet Bey
    Malumunuzdur o darbede en çok darp edilenler başörtülü kızlardı. Bir tanesinin millet vekili olması sanki hepsi en üst makamlarda ve dahi tuzları da kurudur. Bunu bir daha düşünün derim. Bir de o darbenin yılmaz savunucuları darbenin haklılığını daha da pekiştirerek bizi Afganistan gibi yapmaya çalışıyorlar söylemiyle demokrasi anlayışlarında ne kadar yol aldıklarını da görüyoruz

    Yanıtla (0) (8)
  • Azem / 01 Mart 2024 16:02

    Gaziye tek laf edemeyenler Tayyibe ediyor. Hadi oradan !

    Yanıtla (1) (4)
  • Hasırcı / 01 Mart 2024 15:58

    28 Şubat’ın en şedit günlerinde cuntacıların gücünü arkalarına alarak baskıları ve hak gaspına destek verenlerin, güç ellerinden gidince bugün hak-hukuk savunucusu edasıyla ortalarda dolaşmalarını da bir yere not etmek gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu heriflerle kolkola yürümenin utancını hala içimde taşıyorum. Al birini vur ötekine. Al birimizi vur ötekimize...

    Yanıtla (2) (2)
  • HAYRETI MUCIP / 01 Mart 2024 13:03

    Burada yadırganacak bir durum olduğunu sanmıyorum , maymun gördüğünü taklit edermiş!
    Dünün mağdurları , bu günün mağrurları oldu !

    Yanıtla (5) (1)
  • birokur / 01 Mart 2024 11:21

    Son cümle çok doğru olmuş Yasakçı zihniyetin ideolojisi, partisi yok. Dünün mağdurları şimdinin mağrurları oldu. Demek ki başörtüsü mücadelesi bir hak mücadelesi değil, siyasi bir mücadeleymiş...

    Yanıtla (16) (2)
  • Garip / 01 Mart 2024 11:00

    Akp iktidarının hukuksuz yasakçı uyğulamalarını gürdükce yirmisekız şubatcıların "bin yıl sürecek" sözlerini hiç abartılı görmüyorum süreç kesintisiz devam ediyor kuklacı aynı kuklalar değişti...

    Yanıtla (3) (1)
  • Adem / 01 Mart 2024 10:34

    Gerçek şu ki 28 Şubat bin yıl sürecek dediler ve maalesef dediklerini yaptılar. Gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti ve Türkler bin yıl belimi doğrutamaz.

    Yanıtla (2) (0)
  • abdullah Aycicek / 01 Mart 2024 10:26

    mazlum zalimine benzermis

    Yanıtla (1) (0)
  • Merdo** / 01 Mart 2024 10:11

    *Benim aklım benim fikrim yetmedi."28 şubat kararlarında imzası olan Tcıller Toog Açılışında dua ediyordu"mağdur olanlarla Eden yanyana**

    Yanıtla (3) (2)
  • Ali / 01 Mart 2024 09:50

    12 Eylül de lise öğrencisiydim. Çok kötü günlerdi. Sonrasında çok sert devlet otoritesi geldi. İşkenceler PKK yı doğurdu. Kırk yıldır başımızda bir bela. 28 şubat yine berbattı kız öğrencilere büyük zulüm yapıldı onun sonucunda AKP doğdu. Kin ve Nefret en büyük motvisyonları oldu. 15 Temmuz dan sonra Türk tarihinin en büyük sosyal katliamını yaptılar. Fakat sosyal olaylarda dengeyi yitirirsen Menderes'i asan Başol gibi Komutan Evren gibi tarihe kapkara bir levha olarak geçiyorsun.

    Yanıtla (3) (0)
  • Gariban / 01 Mart 2024 09:48

    28 Şubat in mağduru ne demişti akp yi siyonizm kurdurdu akp ye oy vermek siyonizme oy vermektir diye diye öldü.Peki gelinen ve geldiğimiz nokta bunun açık bir nişanesi degilmi.Biliyorum bazılarınız bana kufredeceksiniz lâkin başta Nasuhi gungorun yenilikçi hareket adlı kitabını okuyun,Banu avarin,Erol mütercimlerin, Abdurrahman Dilipak in,aytunc altindalin videoların seyredin ondan sonra yapın kufrunuzu

    Yanıtla (4) (1)
  • Gariban / 01 Mart 2024 09:45

    Neden siyonist İsrail 3 aydan beri katliam yaparken çoluk çocuk yaşlı genç kadın kız demeden filistin halkını öldüren siyonist israil e neden giki çıkmaz köleleri tarafından dünya lideri olarak vasiflandirilan muhterem.Oyle bir muhterem ki sakarya mitinginde israil aleyhine bir pankarta dahi tahammül edemedi edemiyor

    Yanıtla (5) (1)
  • O aslan / 01 Mart 2024 09:32

    28 Şubat'ı kınayan veya eleştirenler in ikdidar olunca neler yaptığını da gördük.

    Demek ki neymiş herkesin adaleti gücü eline geçirene kadarmış.
    Günaydın

    Yanıtla (11) (0)
  • Sahin / 01 Mart 2024 02:43

    İki yanlış bir doğru etmez.
    Ülke çoğunluğunu yobaz ilan edersen
    Onlarda din tacirleri ve hırsızlara sarılır,
    bu insanlar giderse,eğitim alamayacağını memur olup devlet işlerinde çalıştırlmayacağını hakkının
    yenileceğini düşünüyor.
    O yüzden biz ve onların olmayacağına inandıramıyoruz.
    Bu mantıkla bir yere varılmaz...

    Yanıtla (1) (4)
  • Hayriye hanım / 01 Mart 2024 08:34

    Ülkenin çoğunluğunu değilde fettullahçıları yobaz ve devleti ele geçirmek isteyen bir grup olarak adlandırdığında hak verildi mi mi, anlaşıldı mı? Villaların bahçesine insan gömen Hizbullahçıları yada IŞID i. Fettullahçıların eğitimini, işini engellediği varan evladı sayısı sizce 28 şubatçılardan dağa mı azdır.

    Yanıtla (8) (2)
  • OkurM / 01 Mart 2024 01:47

    ‘28 Şubat’ Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en utanılası ve ayrımcı politikaların uygulandığı postmodern bir darbenin adıdır. Buraya "bizim kuşağın gördüğü... " kaydını eklemelisiniz. Daha "utanılası ve ayrımcı politikaların" uygulandığı çok daha acıklı günler gördü genç tc. 12 eylül, 27 mayıs, Istiklal mahkemeleri vs daha neler neler... 28 şubat diğerleri kadar acı değildi. Daha rafine idi. Bugün yaşananlar ise daha da rafine...

    Yanıtla (2) (6)
  • Halil k / 01 Mart 2024 08:28

    Çok ilginç, bakıyorum da 28 şubatı dünyanın en utanılası darbesi olarak görenler şurada yedi yıl önce gerçekleştirilen, tüm uyarılara rağmen, hükümetçe beslenmiş bir cemaat-tarikat tarafından hükümete karşı gerçekleştirilen darbeden kimse utanmıyor.

    Yanıtla (11) (0)
  • Yavuzcan / 01 Mart 2024 04:01

    Sadece 28 şubat yetmez, biz millet olarak temeli yanlış ve doğru olmayan zemine atığımız için! Hiç onarım, hiç bir tadilat, hiç makyaj tutmuyor. Onun içindirki millet olarak Türkiye de yaşanan 28 şubatları! Amasız, fakatsız bilmemiz ve öğrenmemiz ve öğretmemiz lazım. Aksi takdirde temeli sağlam olmayan bina gibi her konuda korkuyla ve endişeyle bakarız. Akp kötü ama Akp den önce iyi değiller di.

    Yanıtla (0) (4)
  • Halil k / 01 Mart 2024 08:20

    Yanlış zemin cumhuriyet oluyor galiba, konu da darbeler vs, tamam da atalarımızdan öğrenmedik mi, Osmanlı da 15 civarında darbe var, 40 küsür başbakan- vezir idam edilmiş, neyse ki cumhuriyette c. Reisi - padişah yada şehzade boğazlanmadı.

    Yanıtla (6) (0)
  • Yolcu / 01 Mart 2024 08:07

    “Türkiye don lastiği gibidir, büyüdüğünü be geliştiğini sanır ama bir süre sonra yine eski haline gelir." Bu ülke malesef hiç bir şeyin değişeceğini düşünmüyorum

    Yanıtla (4) (0)
  • Taha Güven / 01 Mart 2024 07:56

    28 Şubat'ın en çetin günlerinde, kemalistler hiç vicdan sahibi olabilirler mi diye soruyorduk, bugün ise AKP iktidarı uygulamaları ile aynı soruyu muhafazakarlara soruyoruz, muhafazakarlar hiç vicdan sahibi olabilirler mi?

    Yanıtla (3) (0)
  • AHMET GÜLÇUBUK / 01 Mart 2024 05:34

    Hak ihlalleri sanki 3-5 tekil olaydan ibaretmiş gibi sunuluyor...Oysa etnik köken mezhep farklılıkları nedeniyle kamudan dışlananlar
    .....muhalif olanlara kamu imkanlarının verilmemesi...örneğin TRT yayınlarındaki tek taraflı borazanlık....kamu ihalelerinin ve kamu reklamlarının dağıtımındaki adaletsizlik...daha sayısız hak ihlali...var .

    Yanıtla (4) (1)
  • TRIGGER / 01 Mart 2024 05:25

    28 Şubat'ın mağdurlarından biri olarak yazıyorum; Evet 28 Şubat'ta insanlar kılık kıyafeti, okuduğu okul, çalıştığı kurum, maaşını çektiği banka vb. yüzünden fişlenmişti. Ama kimse bugünki gibi bunlar yüzünden terör örğütü üyeliğiyle suçlanmadı veya hapse atılmadı.

    Yanıtla (15) (1)
  • Musto / 01 Mart 2024 04:17

    28 Şubat'ta gelene kadar hoş bir görüntü vermediniz.. Başbakan oldunuz ülkeyi yönetiyorsunuz.. Nispet yaparcasına ne kadar tarikatçı şeyhi varsa başbakanlığa doldurdunuz.. Millete korku saldınız.. Özal iktidarınca sindirilmiş paşalara cesaret verdiniz.. kötü mü oldu hülle yoluyla gömlek değiştirdik dediniz iktidara geldiniz..Kininiz mağduriyetiniz hiç bitmedi.. Gece yarıları sabahlara karşı Milletin evini basıp ters kelepçelerle götürdünüz hapislerde yatırdınız yatırıyorsunuz..

    Yanıtla (13) (2)
  • Okur / 01 Mart 2024 00:17

    Bugün dün ve yarın. Anti demokratik uygulamaları yapanlara. İnsan haklarına hukukun üstünlüğüne karşıt tutum alanlara.. Demokratik yolla iktidara gelenlere darbe planlayan ve yapanlara ve bunlara destek verenlere karşı çıkmazsak bilimde ekonomide eğitimde vd geri kalır krizlerden kurtulamayız.zaten bugünün ve koca mazizizin sorunları bu sebeplerden kaynaklanıyor. Hangi görüşten olursak olalım demokrasi ve hukuk karşıtlarına.. Darbecilere karşı olmalıyız. İnsan olabilmek önemli ve buna bağlı.

    Yanıtla (3) (0)
  • Adalet Şaşmaz / 01 Mart 2024 03:45

    Hangi demokrasi ve insan hakları. Demokrasi ve insan hakları getireceğiz diye ülkeleri işgal eden ettiren ABD , AB vb demokrasi ve insan hakları mi? Kaşıkçı yı vahşice öldüren Suudi vahşeti mi? Hangi demokrasi ve insan hakları mi? Yoksa köprü üstünde bir hayvanın ayağı incinse onu da Ömer den sorar diyen ama onu da şehit edenlerin arayışı mı ?

    Yanıtla (1) (0)
  • ihtiyar baykuş / 01 Mart 2024 03:23

    bugün yaşananları ve ilginç saflaşmaları görünce insan şu soruyu sormadan edemiyor: 28 şubat akp’nin doğması için bir ebelik operasyonu mu idi? bir tür ters psikoloji operasyonu mu idi? rte’’ye dört ay hapis cezası verilmesi onu parlatmak için mi idi? necmettin erbakan’ın 1997’den 2002’ye kadar siyasi yasaklı olmasının operasyonel bir anlamı yok mu idi? erkan mumcunun son dakikada mehmet ağar tarafından satılması neyin operasyonu idi? sağ siyaset kasten çökertilmedi mi?

    Yanıtla (5) (0)
  • Etem / 01 Mart 2024 02:41

    12 Eylül en kanlı darbedir. Yüzbinlerce insan tutuklandı, işkence gördü. 300 kişi asılarak ve işkence görerek öldü. Nedense muhafazakar kesim aynı duyarlılığı 12 Eylül için göstermiyor.Acaba o darbe solu bitirmek için yapıldığından mı? Demokrasiyi savunmak kendilerine dokunulunca akıllarına geliyor. Kendilerinin demokrasi diye bize sunduğu da 28 Şubata rahmet okutuyor.

    Yanıtla (7) (1)
  • İstanbullu bir okur / 01 Mart 2024 01:58

    Hayır,hayır Sn.Ocaktan siz himi hiç 'yanış yapmadınız',yapmıyorsunuz.Asıl yanlış yapan ve geçmişine ihanet eden Sn.L.Ş.Usta'dır.Ve üstelik geçmişte yaşadıkları aynı temelli,bu dönemi bu detece savunmak insan aklıyla alay ve tek kelimeyle korkunç bir güç zehirlenmesidir,diye düşünüyorum.Syglr.

    Yanıtla (3) (0)
  • OkurM / 01 Mart 2024 01:41

    Leyla hanımın insan tanımı veya insan hakkı olabilecek şeylerin cercevesi konusundaki görüşleri önemli. Bunları açık olarak bilsek, bunlar ışığında söylediklerini tutarlı bulabiliriz..

    Yanıtla (0) (3)
  • Ali / 01 Mart 2024 01:33

    Babacan doğru demiş. An itibariyle AKP ile Atatürk Düşmanı derin Kemalist Ulusalcı Kanat ülkenin üstüne kabus gibi çöktüler. 28 şubat derin tranvalar büyük sosyal yıkımlar yaptı. Fakat kimse AKP kadar hukuku katletmedi. Onun bazı kesimlere yaptığı zulmü Türk tarihinde hiç kimse yapmadı. Bugün herkes güçlüden yana doğru yu söylemek ateşten gömlek. Kısaca yağmurdan kaçarken doluya tutulduk. İleride belki fırtına var bilmiyoruz.. Neyse Allah var Gam Yok. Deyip kapatalım.

    Yanıtla (4) (0)
  • N. Öztürk / 01 Mart 2024 01:15

    Gelin elbirliğiyle Demirel, i yadedelim: "Dün dündür, bugün de bugündür."

    Yanıtla (1) (0)
  • karar okuru / 01 Mart 2024 01:15

    28 şubatın daha temel bir farklılığı var idi. halkın yönetmek için yetki vermediği kişiler ahkam kesiyorlardı ve halkın seçtiklerine rağmen dediklerini uygulatıyorlardı. şimdiki de çok kötü. yaptığı zulmü toplasan sanırım 28 şubatı da geçmiştir. hukuk devleti istiyoruz... adil bir yönetim istiyoruz...

    Yanıtla (1) (0)
  • Okur / 01 Mart 2024 00:48

    Akp rejimi ülkeye sayısız darbe vurdu., misal: Sağlık, eğitim, yargı, iç barış, dış barış, tarımsal üretim, çevre, ülkenin doğal kaynaklarının korunması, şehirleşme, kamu yatırımlarının terkedilmesi, vahşi kapitalizmin uygulanması, yargının siyasetin aygıtına dönüşmesi, ülkenin kutuplaştırılması, YİD müteahitlerine akıtılan gelirlerimiz, ekonominin yıkımı, 20 milyon yabancının doldurulması ve vatandaşlık verilmesi, oy kullandırılması, toprakların katar katar satılması, giden doklar....

    Yanıtla (1) (0)
  • okur / 01 Mart 2024 00:19

    Allah hepinizin belasını versin. Eksiksiz

    Yanıtla (2) (0)